Bu kuyu, günde takriben 100,000 varil petrol vererek Gulf Oil Şirketinin oluşmakta olan küresel petrol sanayinin en ön sıralarına yerleşmesini sağladı.
Böylece Lucas kuyusu veya genelde bilinen adıyla Spindletop (İğ tepesi), bir yandan yaşadığımız dünya için yeni bir dönemin -Petrol Çağının- başlangıcını ilan ederken, diğer yandan da Gulf Oil Şirketinin temellerini atmış oluyordu.
Takriben yüzyıl önce başlayan başarılı petrol arama ve çıkarma çalışmaları, Gulf Oil'in günümüze kadar sürdürülen faaliyetleri vasıtasıyla, gelişmeyi ve üstün olmayı esas alan kurumsal bir kültürünün doğmasına neden olmuştur. Gulf, 1910 yılında dünyanın ilk su-üstü petrol sondajını yaparak ve 1918 yılında ticari ölçekli ilk katalitik ham petrol damıtma sürecini geliştirerek, yeni teknolojilere öncülük etmiştir. Gulf, 1913 yılında ilk arabalara doğrudan dolum yapan benzin istasyonunu açtığı tarihi gün, tüketicilerin gözünde bir ilah haline gelmiştir. Şirket son yıllarda uçaklardan yapılan sismolojik araştırmalar konusunda öncü çalışmalar yapmış ve Kuzey Denizinde uranyum ve gaz aramalarına başlamıştır.
Lucas kuyusunun bulunduğu yere dikilmiş olan bir anıt, sadece bu kuyuya değil, petrol sanayine duyulan şükranın bir ifadesidir. Anıtın üstünde yar alan ve Texas granitinden kesilen plaketin üzerinde petrolün öyküsü yazılıdır. "Petrol sanayide ve ulaştırmada yeni bir devrim yaptı; tahmin edilemeyecek zenginlikler yarattı, kentler kurdu, yüz binlerce kişiye iş yarattı ve devletin milyarlarca dolar vergi almasını sağladı. Çok kısa bir süre içinde insanoğlunun dünya üzerindeki yaşam biçimini değiştirdi."
Bu öykü aynı zamanda Gulf Oil'in de öyküsüdür.