Popüler Kültürde GULF

Walt Disney'den Steeve McQueen'e kadar bir çok ünlü, GULF markasıyla omuz omuza çalışarak onun tanınmasına destek olmuştur.

Peki ama, bu çizgiye nasıl gelindi? GULF markası nasıl oluyor da dünyada bir çok insana bir yakıt ve yağ markası olmanın ötesinde anlam ifade ediyor? Bu soruyu cevaplamak hiç de kolay değil. Bu konuda herkesin farklı varsayımları olabilir, ancak markanın sahip olduğu karizmayı ve beceriyi kimse görmezden gelemez.

1930'larda basılmış olan bir GULF yol haritası, "Araba kullanma keyfinizi artıracak ücretsiz hizmetleri,... sunmak tüm iyi GULF bayilerinin arzusudur," demektedir. Aslında bu açıklama, GULF'ın otomobilin ilk yılarında Amerikalı araba kullanıcıları ile kurmuş olduğu yakınlığın altını çizmektedir. İsterseniz şimdi yirmi yıl daha geriye, GULF Refining Company'nin gazyağı teslimatını yapan ve atların çektiği tank vagonların zamanına gidelim. O dönem tüccarlarının, markaları genellikle renklerinden ayırt etmeleri nedeniyle GULF, atlı tank arabaları için özgün ve belirgin bir turuncu tonunu seçti. Bu turuncu renk atların çektiği tank vagonlardan, önce şirketin diğer faaliyet sahalarına yayıldı, sonra da 1920'lerde lanse edilen Turuncu Diske dönüştü. Mavi markalı turuncu disk ilk olarak şirketin GULFwax markalı ürününün ticari markası için kullanıldı. Söylendiğine göre GULFwax, meyve ve reçellerin bozulmalarını önlüyor, çamaşır ve ütüyü kolaylaştırıyormuş. Artık efsane oluşmaya başlamıştı. "Amerikan Rüyası" benzin tüketimiyle hız kazanırken, bu rüyanın bir parçası haline gelen toplumsal araba sevdası da, GULF gibi oto sanayiinin öncü şirketlerine itibar kazandırıyordu.

Araba ile girilen ilk benzin istasyonları Amerikalının seyahat yeteneğinin ve bir ABD vatandaşı olarak duyumsadığı özgürlüğün simgesi haline geldi. Böyle bir tesisi ilk işletmeye alan şirket olma gururunu kimse GULF'ın elinden alamaz. Bu eseri ile GULF ile dünyanın bilinç altına, silinmemecisine, yerleşmiştir.

GULF dünyanın ilk araba ile girilen ilk benzin istasyonunu 1913 yılında Pittsburg'da açtı. Pagoda stilinde inşa edilmiş olan servis binasının yerinde halen GULF Oil Tarih Derneği'nin çabaları ile 2000 yılında dikilen bir anıt yer almaktadır. Anıt üzerindeki yazıda, GULF istasyonunun kazandığı başarının, "ülkenin her tarafında değişik şirketlerce binlerce benzin istasyonunun açılmasına neden olduğu" yazmaktadır. Ücretsiz yapılan bir yağ kontrolü, şişirilen lastikler, su takviyesi, lastik değişimi, ilk müşterilerin GULF'a olan sadakatlerini pekiştirmişti.

O zamanlar benzin alacak bir yer bulmak hiç de kolay değildi. Hevesli bir müşteri GULF'a yazdığı bir mektupta, "İyi GULF benzinini" nerede bulabileceğini sormuştu. Daha sonra şirketin, reklam ve promosyon etkinliklerinde kullandığı bu ibare böylelikle günümüze değin ayakta kalan bir anlayışın oluşmasını sağlamıştır.

Özellikle şirketin logo üzerinde değişiklikler yaptığı 1950 ve 60'lı yıllarda kimlik değişimleri yaşandı. Önceleri turuncu renk koyu mavi bir renkle eşleştirildi. Ancak yarış arabaları için akıllarda daha fazla yer edecek bir imaj oluşturma çabaları sonucunda 1960'larda kobalt mavisi ve turuncu renkleri lanse etmeye karar verildi. GULF yarış arabalarının tüm motorsporları tarihinin en büyüleyici renklerle donanıp donanmamış oldukları tabi ki tartışmaya açıktır. Renk uzmanları, söz konusu iki rengin birbirlerini etkileyici bir şekilde bütünlediklerini söyleyebilirler. Ancak bu renk ikilisinde bunun ötesinde bir şeyler vaat etmekteydi. Bir nesil boyu tek renk halinde İtalyan kırmızısı, Fransız mavisi veya İngiliz yeşili renklerle boyanmış arabalara alışmış olan motorsporları meraklıları nihayet daha yaratıcı bir şeyle karşılaşmışlardı. Ayrıca, eğer çarpıcılık söz konusuysa, günümüzün onlarca marka çıkartması ile karmakarışık bir görünüm sunan yarış arabaları bu konuda söz konusu o GULF dizaynıyla hiç rekabet edemezler. Aksi halde Almanya'nın önde gelen imaj yapıcı şirketlerinden biri, Porsche Boxter'ın mega versiyonunu GULF'ın o efsanevî renkleriyle lanse eder miydi? Keza, Ford GT40'ı da başka renklerle hayal etmek hiç de kolay değil.

Mavi ve turuncu renklerin çeşitli motorsporları etkinliklerinde kullanımı halen sürmektedir. GULF'ın imajına, gerek geçmişte gerekse tekrar lansmanı sonrasında katkılar yapmış olan Turuncu disk Finlandiya'daki rallilerden, Meksika'daki drag yarışlarına, El Salvador'daki kapalı salon yarışlarından, Le Mans spor araba yarışlarına kadar bir çok etkinlikte yer almıştır. GULF'ın giderek önem kazanan ve televizyondan naklen yayınlanan FIA GT Şampiyonasına 2003 yılında eş-sponsor olması da önemli bir olaydır.

Sinemada GULF

Ancak bu arada bir gelişme, bu renkleri, daha önce yapılmış olan çabaların tamamını bir kenara iterek ön plana çıkardı ve GULF markasına karizma kazandırdı. Başrolde Steeve McQueen'in oynadığı 'Le Mans' filmi, markayı tam anlamıyla bir ikon haline getirdi. Zor beğenen aktörün, onu dikenli tellerin yanında motosikletle giderken gösteren fotoğrafına eşdeğer başka tek bir fotoğrafı varsa, o da aktörü La Sarthe yarış pistinin pitlerinde, üzerinde GULF logosunun parıldadığı yarış tulumu içinde gösteren fotoğraftır.

Sinema endüstrisi GULF logosunun değerini iyi bildiği için logonun görüntüsü yalnızca 'Le Mans' filmi ile sınırlı kalmadı.

Başrolünü Jack Nicholson'ın oynadığı Akademi ödüllü "Benden bu kadar- As Good As It Gets" filmindeki benzin istasyonunu anımsadınız mı? Ya Jeanne-Claude Van Damme'ın " Ani Ölüm- Sudden Death" filmindeki GULF logosuyla bezenmiş buz hokeyi sahasını? Hatta ve hatta bir ara Hindistan sinema endüstrisinin, film çekimlerinde kullanılmak üzere merkezi "Bollywood"ta bir GULF benzin istasyonu inşa ettiği şeklinde asparagas bir haber bile yapılmıştı. GULF, beyaz perdenin yanı sıra sahnelerden de uzak kalmamıştır. Bunun yakın geçmişteki bir örneği; şirketin İç Moğolistan'ın Shaxi Opera topluluğuna sağlamış olduğu sponsorluktur.

WALT DISNEY ve GULF İşbirliği

Bir çok kimse için Amerikan eğlence dünyasının duayeni Walt Disney kuruluşuydu. GULF Oil Tarih Derneği'nden Bob Beck, Disney kuruluşunun, haftalık TV eğlence programları, filmler ve eğlence parklarıyla uzun yıllar boyunca Amerikan eğlence sanayii için bir okul işlevi gördüğüne işaret etmekte. Disney'le aynı çizgide olmak, dürüstlüğün, birlik ve beraberliğin ve Amerikan aile tarzını benimsemiş olmanın göstergesiydi. Disney'in ilk sponsorlarından biri olan GULF yıllar içinde aile ortamının bir parçası haline geldi. Örneğin, bir Aristocats öyküsü okuyabileceğiniz veya Pinokyo'nun "vicdanı" ocak çekirgesi Jiminy'in resmini çizebileceğiniz "Disney'in Harika Dünyası" gösterisi, "GULF Bayiiniz tarafından" sunuluyordu. California'daki Anaheim eğlence parkında sunulan "Walt Disney Başkan Lincoln'dan Anılar Canlandırıyor" gösterisi park girişinin üstündeki panoda, "GULF Oil Corporation tarafından sunuluyor" diye tanıtılıyordu. GULF 1967 yılında Walt Disney tarafından hazırlanan "En Neşeli Şarkılar" plağını çıkardı. Ama bu plağa sahip olabilmek için bir GULF benzin istasyonunu ziyaret etmeniz gerekmekteydi. Louis Armstrong, Burl Ives, Julie Andrews ve Dick Van Dyke bu albümde yer alan sanatçılardan bazılarıydı.

Gerçek hayatta ise, John Wyer'ın Ford ve Porsche spor araba yarış takımları GULF'ın global bir perspektif kazanmasına yardım ettiler. O güne kadar sadece bir Amerikon ikonu olan şey artık tüm dünyaca tanınmaya başlıyordu.

Spor araba yarışçıları, bir GULF rozeti veya aplikesi taşımayı o kadar "harikulâde" bir şey haline getirdiler ki, söz konusu logo günümüzde bile bir moda unsuru olarak kullanılıyor. Bugün Londra'nın seçkin alışveriş merkezlerinde üzerinde turuncu diskin yer aldığı şık kreasyon ürünlerini hâlâ bulabilirsiniz.

Bir önceki neslin gençleri yarış fantezilerini Scaletrix ve benzeri oluklu pistlerde tatmin ederlerdi; bazıları hâlâ buna devam etmekte. Caterham ve Ford arabalarının üzerlerinde yer alan GULF renkleri kendilerini yarının müşterilerine kabul ettirmek üzere bu oyunlarda da çok popülerdi. GULF renkleri 2003 yılında piyasaya çıkmış olan Formula 1 Scaletrix versiyonunda da yer aldı.

Scaletrix Ford GT40'ı ürün gamına tekrar alınca, doğal olarak kullanabileceği tek renk ikilisi olarak kobalt mavisi ve turuncuyu kullandı ve Uluslararası Nüremberg Oyuncak Fuarında bir ödüle layık görüldü. Şirketin büyük bir gizlilikle yürüttüğü renk seçimleri konusunda daha belirgin bir örnek de, iki arabadan oluşan Porsche 911 takımının renklerinde boy göstermektedir. Bu arabalardan bir tanesi GULF renklerine boyanmış bulunmaktadır. Aslında bu renkleriyle araba herhangi bir gerçek arabayı temsil etmemekle birlikte, bir renk seçme zorunluluğu karşısında Scaletrix için başka bir çıkar yol da kalmamıştır.

Aile Kavramı GULF İçin Önemlidir

GULF, aile imajını vurgulama konusunda gençlerin oynadıkları oyunların çok ötesindeki konulara da ele atmıştır. İlk basılan yol haritaları GULF yaşam tarzının bir cephesini yansıtan örneklerdir. Bu haritalar sürücülere benzin istasyonları tarafından dağıtılırdı. Ancak Automobile Blue Book Publishing Company 1915 yılında el kitaplarının yanı sıra bu haritaları da dağıttı. Çok sonraları GULF, Holiday Inn otel zinciri ile otellerde GULF kredi kartlarının kabul edilmesi konusunda anlaşma yapınca, yolculuk teması 1960'lı yıllarda tekrar vurgulanmaya başlandı. Holiday Inn motellerinin yanına kurulan GULF servis istasyonları, sürücülerin yanı sıra arabaların gereksinimlerinin de karşılanabilmesi imkanını sunuyordu. Bu arada GULF, hem ABD hem de Avrupa için yol haritaları basmaya devam etti. Bu geleneksel uygulama bu sene İspanya'da devam ettirildi. GULF'a bağlı şirketlerden SAEL, Paskalya tatilinde ücretsiz "Gezi El Kitabı" dağıtarak çok başarılı bir promosyon kampanyası gerçekleştirdi. Şimdi de SAEL'in yaratıcı web sitesinin GULF Gezi sayfaları sürücülere ülkedeki yolculukları sırasında destek veriyor.

GULF'ın 1983 yılında Birleşik Krallık Doğal Hayatı Koruma Konseyi ile birlikte çıkardığı bir harita çok özeldir. Söz konusu haritada yer alan doğal yaşama ilişkin açıklamaları sonradan komedyen olup halen İngiliz televizyonunda beğenilen programlar yapan kuş bilimci Bill Oddie yazmıştı. İşte bu da GULF'ın ilk yıllarında yaptığı gibi, aileleri cezbetmeye yönelik çabalarına devam ettiğinin güzel bir kanıtıdır.

GULF ve ona bağlı şirketlerin markaya yakışan ve tarifi mümkün olmayan şeyi büyüterek devam ettirmeleri çok büyük önem taşımaktadır. Yeni nesillerin ve onların ailelerinin marka sadakati bu şekilde oluşturulacak ve kökleri bir asır geriye dayanan bir öykü devam ettirilmiş olacaktır.